3.09.2010

BİR NASİHAT BİN AKÇE...


Eski zamanların birinde, bir adam çalışmak amacı ile çok uzaklara gitmiş
ve yıllarca çalışmış. Sonunda memleketine dönme zamanı gelmiş. Bu çalışma
sürecinde toplam 3000 akçe biriktirmiş ve evinin yolunu tutmuş. Evine doğru
giderken yolu büyük bir şehirden geçmiş. Yolda yürürken köşe başında birisi "Bir
nasihat bin akçe, bir nasihat bin akçe" diye bağırıyormuş.

Adam düşünmüş: 'Nasıl olur, bir nasihati bin akçeye satarlar,
ben yıllarca çalıştım ve sadece 3000 akçe biriktirdim'
Bu işe pek aklı ermemiş ama merak işte. Duramamış ve adama bin akçe vererek o
nasihati satın almış.

Nasihat " KADERDE NE VAR İSE O ÇIKAR" imiş ve adam yoluna devam etmiş... İlerde
yine köşe başında başka bir adam bağırıyormuş "bir nasihat bin akçe" diye.

Adam yine dayanamamış bin akçe de o adama vermiş ve ikinci nasihati de satın
almış.

İkinci nasihat da: "GÖNÜL KİMİ SEVERSE GÜZEL ODUR"
Son kalan bin akçesi ile de yoluna devam etmiş. Tam şehrin çıkışında yine köşe
başında bir adam bir nasihati bin akçeye satıyor. Adam bir parasına bakmış, bir
de nasihati satan şahsa, dayanamamış ve kalan son akçesiyle de o nasihati satın
almış. Son nasihatte: "HİÇ BİR İŞ ACELEYE GELMEZ". Parasız yoluna devam etmiş.
Şehrin çıkışında büyük bir topluluk ile karşılaşmış. Topluluk telaş içindeymiş.

Yaklaşmış ve oradakilerden birine neler olduğunu sormuş.

Oradan birisi açıklamış, demiş ki :

"Burada şehrin tüm su ihtiyacını karşılayan bir kuyu var, ama kuyunun içinde de
canavar var. Canavar suyu tutmuş, göndermiyor. Aşağıya kim indiyse bir türlü
çıkamadı. Şimdi herkes korkuyor aşağı inmeye" Adam düşünmüş ve ilk satın aldığı
nasihat aklına gelmiş. "Kaderde ne var ise o çıkar". Aşağı inmeye karar vermiş.

Aslında bu nasihatleri herkes bilir ama uygulayabilmemiz için belli bir bedel
ödememiz gerekiyor. İnince canavar hemen yakalamış ve yerine götürmüş. Demiş ki:

"Buraya gelenlerin hepsine bir soru sordum ve bilemediler.
Eğer sen bilirsen seni serbest bırakırım."

Bir dizine sarışın ve dünya güzeli bir kadın, diğer dizine de kurbağa koymuş ve
"söyle bakalım hangisi güzel?" demiş.

Adam düşünürken aklına ikinci aldığı nasihat gelmiş ve
"Gönül kimi severse güzel odur" demiş.

Bu cevap canavarın çok hoşuna gitmiş. Zira canavar, kurbağanın gözlerine
aşıkmış. Adamı salmış ve suyu bırakmış. Almışlar krala götürmüşler ve
ağırlığınca altın vermişler. Adamımız yoluna devam etmiş ve nihayet evine
varmış. Uzun yıllardır görmediği karısını göreceği için çok heyecanlıymış.
Evinin camından içeri bakmış. Bir de ne görsün; karısı genç biri ile diz dize
oturuyor. Hemen kılıcını çekmiş ve tam içeri girerken üçüncü nasihat aklına
gelmiş "Hiçbir iş aceleye gelmez". Kılıcını kınına koymuş ve içeri girmiş.

Hoş beşten sonra karısına o genci sormuş.

Kadın da:

-"Bey, sen gittiğinde ben hamileydim ve bir oğlumuz oldu. Bu genç senin oğlun"
MEVLANA (MESNEVİDEN HİKAYELER)

0 yorum:

Arama

Loading

arama motoru..

Subscribe via email

Enter your email address:

Delivered by FeedBurner

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

İzleyiciler

Blog Listem

My BlogCatalog BlogRank Free blog counters BlogBurst.com Check PageRankOpen Directory Project at dmoz.orgAdd to Technorati Favorites! Msn bot last visit powered by MyPagerank.Net Yahoo bot last visit powered by MyPagerank.NetBlog Linkleri Link Dizini