13.09.2008

CERN ‘cinlerin’ kapısını aralayabilir mi?

‘Kütlesi olmayan şeylerin neden kütlesi olmadığı da bu parçacığın sırrı çözülerek anlaşılacak.’ İbrahim Karagül dünkü yazısında, CERN deneyinin yaratabileceği ilginç bir sonuca bu cümleden hareketle ulaştı. Peki ‘madde olmayan varlıklar alemine’ bu deneyle ulaşmak mümkün mü?

Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi (CERN)’in süren deneyi dünyanın ilgisini çekmeyi sürdürüyor. Tabii bu ilgi sadece izlemekle sınırlı değil. Hemen herkes bu deneyin sonuçları hakkında yorumlar ve fikirler geliştiriyor.
Bu da normal. Çünkü deney bu bağlamdaki her türlü spekülasyona uygun zemin oluşturuyor. Bir yandan evrenin yaratıldığı anı ve evrenin sır parçacağını arıyor olması işin dini boyutunu tahrik ederken, fiziki boyutu da depremlerden oluşabilecek kara deliklere değin kaygı yaratıyor.
İşte bu zamanlama ile Yeni Şafak yazarı İbrahim Karagül dün bir yazı kaleme aldı. Genel olarak CERN deneyinin ilginç sonuçlarının yarattığı merak üzerine yoğunlaşan yazının oldukça ilginç bölümleri var.
Hele bu satırları metinden kopararak tek başına sunduğunuzda gerçekten şaşırtıcı bir önerme doğuyor; “Ama deney, bu verilerin çok ötesinde anlamlar içeriyor. İnsanoğlu sadece kendinin değil, bütün varlık aleminin serüvenini keşfetmeye çalışıyor.”
“Daha net ifadeyle; maddenin gen haritasını çıkarmaya çalışıyorlar. Bunu ancak, bugün bildiğimiz her şeye kütle kazandıran sihirli şeyi görerek yapabileceklerini biliyorlar.”
Ya da; “Kütlesi olmayan şeylerin neden kütlesi olmadığı da böyle bu parçacığın sırrı çözülerek anlaşılacak.”
“Evrenin sadece yüzde 4'ünü teşkil eden görünen madde dışındaki sırlara ulaşılmaya çalışılacak.”
Veya; “Mesela bazıları, burada ulaşılan hızın, maddi olmayan varlıklar alemine ulaşmanın kapılarını açabileceğini bile söyleyebiliyor. İnsanığlu'nun cinlerin ve başka varlıkların hızına erişebileceğini öngörebiliyor.”
O “bazıları” kimdir bilmiyoruz ama Karagül’ün ortaya attığı bu sorunun üzerinde durmaya değer. Yani deney sonucunda cinlere ulaşmak veya kapılarını açmak mümkün mü?
Kur’an açısından bu ihtimalin müşkili bulunuyor. Yaratıcı, “insanoğlu kaldıramayacağı ağırlıkta yükleri omzuna bindirmeyeceğini” vaadediyor. Öte yandan maddi olmayan varlıkların maddi dünya ile bağlantısı yasaklanmış durumda.
Yine bu nedenle İslam açısından Cin ve ruh çağırmak gibi eylemler yasaklı. Bir diğer tartışma konusu ise aslında bizzat deneyin buna şahit olamayacağı! Bu önemli. Bu deneyin sonuçları içinde böyle bir durum hasıl olsa dahi, “tali sonuç” olarak bilim adamları tarafından fark edilemeyeceği.
Daha açık yazarsak, o kapı açılırsa deneyde bunu gözlemlemek mümkün değil. Deneyin fiziki yapısı ve izleme kabiliyeti buna uygun değil. Ama açılırsa insanlığın bunu anlayacağı kesin.
Nihayetinde bu bir faraziye ve oturduğu mantık sutresi uygun bir vektör izliyor. Yine de CERN deneyinin “bu bağlamda” yaratacağı sonuçlar incelenirse, belki “Melekler ve Şeytanlar”a bakmak “maddi boyutu”yla ilgili daha net sonuçlar verebilir.
“Karşı madde insanlığın bildiği en güçlü enerji kaynağıdır. Bir gramı gün boyunca New York şehrini aydınlatmaya yeter. Buna rağmen bir sakıncası vardır. Karşı madde ‘kararsızdır’. Herhangi bir şeyle, havayla bile temas ettiğinde tutuşur. Yine bir gramı 20 kilotonluk nükleer bomba enerjisi içerir. Soru şu: Bu madde dünyayı mı kurtaracak yoksa yok mu edecek?”

Kaynak: http://www.iyibilgi.com

0 yorum:

Arama

Loading

arama motoru..

Subscribe via email

Enter your email address:

Delivered by FeedBurner

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

İzleyiciler

Blog Listem

My BlogCatalog BlogRank Free blog counters BlogBurst.com Check PageRankOpen Directory Project at dmoz.orgAdd to Technorati Favorites! Msn bot last visit powered by MyPagerank.Net Yahoo bot last visit powered by MyPagerank.NetBlog Linkleri Link Dizini