21.08.2007

İnsan olmak için...


Yaşamı kucaklayacaksın. Şairin dediği gibi, yaşamayı bir iş edineceksin. Diyalektik zıtlığını aynı bedende taşıyacak, Rahmani ve Şeytani yanlarını barıştıracak, hayattan zevk almayı başaracaksın. Bazan öylesine yaşayacaksın ki, yaşamak için yaşayacaksın. Önü arkası demeyecek, keyif almaktan geri kalmayacaksın.

Hayatı ağır koşullar altında sürdürürken bile, yılmayacaksın. Çöl ortamında susuz insanın gördüğü seraplar nedeniyle, tam da suyun başında ölmesi gibidir, insanın umutsuzluğu. Umudunu yitirmeyeceksin.

Fakir ya da zengin olduğuna aldırmayacak, çaba göstereceksin. Azmedecek, çalışacak, ekmeğini yeteneklerinden kazanacaksın. Ama terazini hiç şaşırtmayacaksın. "Doğruluk", "dürüstlük" ve "erdem" senin en keyif verici yanın olacak. Bundan şaşmayacaksın.

Bulunduğun yer, sırtındaki kürkün ne kadar gösterişli olursa olsun, varsılların katında makam, yoksulların yanında saf tutacaksın. Varlıkların en zengini ol ki, yokluklara karşı durabilesin.

Amaçların olacak. İçine dahil olabileceğin, kocaman amaçların. Aldırma, varsın gerçekleşmesinler, ama sen yine de zihninin derinliğini ve enginliğini ortaya koyacak, düşüneceksin.

Kendi egonu aşacaksın, yol arkadaşlarına dikkat kesileceksin. Herkesi ilgilendiren konularda, kararların herkes tarafından alınması gerektiğine inanacak, ama hakim olan çokluğa, azlığı göstereceksin.

Doğuşundan doğru gelen rengin, cinsiyetin, ırkın, dilin ile barışık olacaksın. Ama hiçbir zaman, başka insanlar karşısında, bu özelliklerini öne çıkararak, üstün vasıflar aramayacaksın. Çünkü, kendine yapılmasını istemediğin hiçbir şeyi, başkalarına yapmayacaksın. Korktuğun için değil, bunun böyle olması gerektiğine inandığın için, yapacaksın.

Her daim saygı duyacaksın inananlara. Fakat ne camiye bakacaksın, ne kiliseye.. İçine bakacak, gerçeği göreceksin. Cennet ve Cehennemin bu dünyada olduğunu bilerek, kendi içine doğru çıktığın yolculuğunda ilerleyeceksin!

"İnsan olabilmek için, hayvan olarak doğmamış olmak yetmez!" diyor ya hani arkadaşın, kendini dinleyecek, ama daima başka canlıların acılarını da yüreğinde taşıyacaksın. Acıları paylaşmaktır biraz da, insan olmak. Yani insan gibi insan olacaksın.

Mesela sokağa çıkacaksın... Elinden tutacaksın bir çocuğun. Kendi çocuğun gibi, seveceksin. Evsiz bir insanın yerine kendini koyacaksın. Bir sokak hayvanını sahipleneceksin. Yazmaz mı kutsal kitaplar, 'Güneşin altındaki bütün canlılar kardeştir' diye. Bunu unutmayacaksın.

Ve hiçbir zaman ölümden korkmayacaksın! Çünkü bilesin, bu dünyanın duraklarından biridir ölüm. Korkunun bir faydasının olmadığını anlayacaksın! Unuttuğunda insanlığını, şarj olabilmek için insanlık yönünden, mezarlıklara gideceksin. Göreceksin ki, kentliler orada. Ve oradan bakacaksın kente; bulunduğun yer mi mezarlık, yoksa gördüğün yer mi? Bunu ayırt etmeyi bileceksin.

İlahi dostum, tek başına kaldığına aldırmayacak, yıldızlar kadar sabretmeyi bileceksin. Üzülsen de yenilmeyeceksin. Çünkü, yıldızlar parlamaya devam edecek ve insanlık, yıldızlar ve ötesini daima gıpta ile merak edecek!

1 yorum:

Adsız dedi ki...

merhaba,
"Yaşamı kucaklayacaksın" la başlayan yazının kimin olduğunu biliyor musun? epey araştırdım ama bulamadım.

tşk.

A. Tansel
tanseld@lycos.com

Arama

Loading

arama motoru..

Subscribe via email

Enter your email address:

Delivered by FeedBurner

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

İzleyiciler

Blog Listem

My BlogCatalog BlogRank Free blog counters BlogBurst.com Check PageRankOpen Directory Project at dmoz.orgAdd to Technorati Favorites! Msn bot last visit powered by MyPagerank.Net Yahoo bot last visit powered by MyPagerank.NetBlog Linkleri Link Dizini